doberman abi

ortaokulda en yakın arkadaşın iki sokak yukardaki bahçesine top oynamaya giderdim. aslında arka otopark alanıydı ama biz her zaman bahçe diye adlandırmıştık beton sahamızı. bu saha araba yoğunluğuna göre bazen büyür koca bir saha olur japon kaleye izin verir bazen küçülür 9 aylık, alman kale oynanacak boyutlara inerdi. sorun değildi, mutluyduk. mutluluğumuzu bozan tek şey o apartmanda oturan dev bir abi ve daha önemlisi onun baktığı doberman abiydi. maçların bir anı hiç beklenmedik bir şekilde o abi ve dobermanı kapıda belirir bizler ise ejderha görmüş küçük hobbitler gibi dört bir yana dağılırdık. dobermanda zaten doberman ve ejderha kırmasıydı. soluğunun harı bize kadar gelir ısıtır, sesi ile ortalığı inletirdi. boyutları bir çoğumuzun o anki halinden büyüktü. ve ne şanssızlıktır ki arkadaşmın oturduğu eve en yakın arkadaşı olarak su içmeye, futbolcu kartı takası veya vidyo oyunu oynamak için çıkardım. arkadaşımı tek ziyaretlerim kabusa dönüşmüştü, evi 8. kattaydı ve doberman abi 6. katta oturuyordu. aşağıda asansörü beklerken ışığın 5 -4 -3 diye azalıp asansörün bana yaklaşıtığını görünce acaba doberman abi mi çıkacak içinden diye telaşlanır, soğuk terler dökerdim. biliyordum o gün gelecekti, arkadaşım yine beni davet edecek, ben o asansörü beklerken doberman abinin bana saldırırsa nereye doğru kaçmam gerektiğinin planlarını yapacaktım. o zamanlar arkadaşıma bunu açtığımda korkma bişey yapmaz diye geçiştiriyordu beni. belki korkmayana bişey yapmazdı doberman abi biraz merhameti vardı fakat emindim ki bana o kadar yakın olduğu zaman korkudan elim ayağım birbirine dolaşacak, aramızda hiç bir sorun olmamasına rağmen tuhaf davranışlarımla doberman abiye kendimi ısırtacaktım, bunun kaçarı yoktu. o günün geleceğini biliyordum ve geldi de. asansör geri saymaya başladı: 4, 3, 2, 1e geldiğinde doberman abinin yaydığı yoğun enerjiyi hissettim, anlamıştım artık yüzleşecektik ve beni ısıracaktı. asansör 1 deyken belki kaçma şansım vardı ama bacaklarım kitlenmişti, haraket edemiyordum! soğuk terler kıçımdan aşağı doğru yol alırken kapı açıldı ve doberman abi karşımdaydı. ben ise donup kalmış, başka şeyler düşünmeye çalışıyordum. bacaklarımı kokladı, burdu dizime değdi. eğer o noktadan ısırırsa hayatım boyucna sakat olarak yaşayacağımı düşündüm, tekerlekli sandalyeler geçti gözümün önünden. fakat doberman abinin beni ısırmaktan daha önemli işleri vardı galiba. üç beş saniyeden sorna sahibiyle beraber gitti. ben ise belki o gün şanslı günümdeydim, doberman abinin bir gün mutlaka beni ısıracağını biliyorum, asansör aşağı her inişte içinden o çıkacakmış gibi geliyor 4,3,2,1


0 Response to "doberman abi"

Yorum Gönder